Faydalı Bilgiler [yukarı]

G5 Masajı Nedir?

G5 masajı kendi adını taşıyan bir aletle yapılır. 

Zamanla vücudunuz canlılıktan uzaklaşır,dolaşım yavaşlar. Cilt tonusunu  kaybeder ve dolaşım bozukluğuna bağlı selülit oluşur . G5 masajı hızlı titreşimle ve iterek sıkıştırma yöntemi ile fazla yağların  yakılmasını sağlar ve uygulama bölgesinde gözle görülür ciddi bir etki elde edilir. Ritmik masaj ile kan dolaşımını hızlandırır, ciltte yaşlanma çizgilerini azaltır ve cilde esneklik sağlar.  G5 masajı vücudun ısınmasını ve yağ yakmaya başlamasını sağlar. Masaj tüm vücuda uygulanabilir ancak özellikle kalça ve üst bacak bölgelerinde daha etkilidir.Selülit tedavisinde uygulama sonrası ciddi fark gözlenir.G5 masajı selülit tedavisi ve bölgesel zayıflamada kullanılan ve hızla yaygınlaşan yöntemlerden biridir.

Her yeni güne uyandığınızda dinlenmiş ve rahatlamış hissettiğiniz vücudunuz ilerleyen zamanla, gün içerisinde tekrar yorulmaya başlar. G5 masajının dolaşımı aktifleyici , ağrı, bitkinlik ve yorgunluk giderici özellikleri bulunmaktadır.Bu masaj ile kaslarda biriken toksinlerin rahatça atılması sağlanır ve toksin atlımı ile beraber ağrılar da azalır,sertleşmiş kasların gevşetilmesi sonucunda çok daha rahat bir şekilde hareket edilmesine yardımcı olur. Kas ve eklemlerin hareket kabiliyeti artar. Gerginleşmiş noktaları ve spazmları yatıştırmaya, ödemlerin ve yorgunluk sonrası kaslarda biriken laktik asitin atılmasına yardımcı olur.

Ayrıca karın bölgesindeki sarkmaların azalmasında,bağırsak hareketlerini kolaylaşmasında ve dolayısıyla sindirim bozukluklarının giderilmesinde etkili olmaktadır.

Seans miktarında herhangi bir sınırlama olmayıp,düzenli aralıklarla uygulanabilir.

G5 Masajının Faydaları Nelerdir?

* Bölgesel dolaşımı aktifler
* Ağrı gidermede etkilidir,rahatlatır.
* Fazla yağların yakılmasını sağlar
* Cilt sıkılaştırmada etkilidir
* Bölgesel zayıflama ve selülit tedavisinde kullanılır
* Cildin esnekliğini sağlar
* Toksin atmada yardımcı olur.
* Selülit oluşumunu engeller ve selüliti azaltır.
* Zihinsel ve fiziksel stresi azaltır

Kavitasyon ile Zayıflama Nedir ve Bana Nasıl Faydası Olur?

Kavitasyon nedir?

Cerrahi olmayan bir yöntem olup; yüksek bir teknolojiyle güvenli ve etkili bir şekillendirme ve yağ kırma cihazıdır. Düşük frekanslı ses dalgalarıyla, çalışıldığı alandaki yağ hücrelerini parçalarken diğer doku ve organlara zarar vermez. Sadece yağ hücrelerini parçalayacak derinliğe ulaşır. Parçalanan yağ hücrelerinden açığa çıkan yağlar metabolik ve fiziksel yollardan vücuttan atılır. Kavitasyonun sonuçları bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Kavitasyon’un etkin sonuçları nelerdir?

Her uygulama sonrası ölçümde;yağ dokusunda incelme  ve vücut alanında incelme sağlanır

Uygulama yapılan alanda her seansta 1-10 cm arasında incelme kaydedilebilir.İncelme miktarı,yağ dokusunun kalınlığına bağlı değişkenlik göstermektedir. Cihazın kalıcı etkinliği sonrasında uygulanması gereken yağsız diyete uyuma göre değişir.

Kavitasyon’un etki mekanizması nedir?

Kavitasyon düşük frekanslı ultrasound teknolojisini kullanarak yağ hücrelerini parçalar.Yağ hücrelerin çeperleri çok çabuk parçalanabilme özelliği taşır. Ses dalgalarıyla kabarcıklar oluşur ve bu kabarcıklar pozitif ve negatif enerji uygulayarak yağ membranlarının tahrip olmasını sağlarlar.Yağ hücre membranı kolaylıkla parçalanabilme özelliğine sahiptir.Sonuç olarak ultrasonik enerji ile  yağ hücre membranları parçalanır ve yağ hücre sayıları azalır.

Akustik ses dalgaları ile çalışılan bölgedeki yağ hücrelerinde çözülme ve bölge dokuda incelme şeklinde kendini gösterir.

Kavitasyon nasıl bir uygulamadır?

Acısız ağrısız iğnesiz özel bir başlığı vardır, konforlu bir işlemdir. Hiçbir cerrahi olmayan yöntem elbette oradan yağ dokuyu direkt alma etkisi yaratmaz. Fakat kavitasyon ile yağ hücrelerinde lizis yani parçalanma başlar ve serbest yağ asitlerinde dönüşür ve sizin tarafınızdan harcanabilir hale gelir. Yani hastanın seansa girmeden önce ölçüleri alınır ve seans sonrası tekrar ölçü alınır. Sonuç gerçekten yüz güldürücüdür.

Tedavi sonrası yapılması gereken özel durumlar nelerdir?

Tek bölge için 10 gün aralıkla 5 seans uygulanabilen bu tedavide her seans sonrası hastanın izlenmesi gereken bir haftalık diyet protokolü vardır ki bu da hekiminiz tarafından size verilir.Diyetsiz hiç bir sistemden mucize beklememek gerekir.

Kavitasyon ile artan serbest yağ asitlerini tüketmek için yaklaşık 7 gün boyunca sıfıra yakın yağ içeriği olan bir diyet izlemeniz gerekli.Çünkü kavitasyon ile kendi yağınızı enerjiye çevirme sağlanır. Zayıflama tek başına yağ hücrelerinin azaltılması ve bölge dokunun incelmesi ile sınırlı olmamalıdır. Hoş görünümlü bir beden için cilt elastikiyetinin de tekrar kazandırılması gereklidir. Sizinle aynı kiloda aynı boyda ve aynı yaştaki hemcinsinizin sizden daha ince görünmesinin nedeni sıkı bir ciltten başka bir şey değildir.Kavitasyon cilt elastikiyetini de arttırmakta böylelikle sarkmalarda da etkili olmaktadır.

sağlıklı ve dengeli beslenme önerileri

DÜNYADA OBEZİTE

Obezitenin birçok hastalığa neden olduğunu biliyoruz. Amerika’da şişmanlık oranı nüfusun neredeyse %61’ini oluşturuyor. 2039 yılında bu oranın % 95'leri bulacağı varsayılmaktadır. Yapılan bir araştırmada Türkiye’de 25 yaşın üzerindeki kadınlarımızın yaklaşık %40'ı, erkeklerimizin ise yaklaşık %20'si fazla kilolu sınıfına girmiştir.

Masa başı çalışanların sayısının artması ve gelişen teknoloji insanın beden kilosunu olumsuz olarak etkileyip arttırmaktadır. Çünkü televizyon ve radyolar bizi sürekli oturmaya, asansörler merdiven kullanmamamıza, otobüs ve arabalar da yürümemize engel olmaktadır. Sonuçsa harcamamız gereken kaloriyi enerjiyi tüketemeyince aldığımız kaloriler fazla gelip yağa dönüşmekte, bu da kilo almamıza neden olmaktadır.

Çalışan hem bay hem de bayanların çok hızlı yemek yemek zorunda kalması bu da genellikle ekmek veya sandviç arasına konulan peynir, sucuk, mayonez, ketçap gibi kalorisi yüksek ve sağlıksız öğelerin bir arada olması ve bunların da hızlı bir şekilde tüketilmesi kişilerin kilo almasına neden olmaktadır.

SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN YEMELİ,YEMEK İÇİN YAŞAMAMALIYIZ

Ancak yemek yemenin hayatin en büyük zevklerinden biri olduğunu söylememiz gerekir. Fakat burada yarar ve zararlarını da çok iyi bilmemiz gerekir. Beslenmeyle ilgili en önemli konulardan biri de kuskusuz kilo problemi. Kilosu fazla olan hiç bir insan, bedeninin bu durumundan memnun değil. Bu durum özellikle kadınlarımız için artık estetik bir kaygıdan ziyade, sağlık olarak algılanması gerekir.

Kısacası sağlıklı beslenme sadece bahar aylarında başlayıp yaza hazırlanma programı olarak değil, doğumdan ölüme kadar sürekli edinmemiz gereken bir alışkanlık olması gerekir. Sağlıklı zayıflamak ve vücut ağırlığını dengede tutmak önemlidir. Bunun için ilk kural doğru beslenme bilgisine sahip olmak gerekir. Dolayısıyla yeterli ve dengeli beslenmek hepimiz için gereklidir. İdeal kiloya ulaştıktan sonra dahi sağlıklı beslenmek ve yaşamak adına dengeli beslenmeyi devam ettirmemiz gerekmektedir.Dengeli ve sağlıklı beslenme diyet programı değil,sağlıklı yaşamak için zorunluluktur.

BESİN ÖĞELERİ

İnsanların büyüme ve gelişmesinde en önemli besin ögelerine bir bakacak olursak:

1-Karbonhidratlar (seker, tahıl, nişasta vs.) 
2-Yaglar (kati veya sıvı) 
3-proteinler (et süt yoğurt yumurta soya fasulyesi vs.) 
4-Mineraller (kalsiyum, Potasyum, Magnezyum çinko, vs.) 
5-Vitaminler (A,B,C,D,E, vs.) 
6-Su

Karbonhidratlar:

Bunların en önemli görevi vücuda enerji sağlamaktır,tabi ki de karbonhidrat tüketilmelidir. Fakat alınma türü önemlidir.Hangi besinden karbonhidrat aldığımız önemlidir.

Yağlar:

Protein ve şekerin 2 katından daha fazla enerjiye sahiptir.(Yağın 1 gramında 9 kalori vardır. Şeker ve proteinin ise 1 gramında sadece 4 kalori vardır.)Vücuttaki en önemli görevi enerji sağlaması, midenin boşalmasını geciktirir, ayrıca A, D, E, K vitaminlerinin erimesini dolayısıyla vücuda alınmasını sağlar, deri altında ısı kaybını önler. Ayrıca iç organlara koruyuculuk görevi yapar.Fakat bunun en önemli miktarı günde bir çorba kaşığını geçmemek koşuluyla sıvı yağ tüketmemiz gerekir. Katı yağlar da kolesterol fazla olduğunda çok dikkatli ve az bir şekilde tüketilmeli veya yavaş yavaş hayatımızdan çıkarmalıyız.

Proteinler

Proteinler hemen hemen bütün hayvansal ve bitkisel yiyeceklerde az veya çok bulunur. Proteinler hücrenin DNA ve RNA’nın yapı taşını oluşturur. Kemik, kas, sinir, deri dokularının gelişimini sağlar. Kan hücreleri ve kanın rengini veren hemoglobinin yapımı için gereklidir. Ayrıca hastalıklara karşı savunmamızı sağlar. Yetersiz alınırsa vücudun büyüme ve gelişimi de durur. Anne karnından ölünceye kadar gerekli olan bir besin maddesidir. Gebeler ve emzikli kadınlarda diyetten eksik edilmemelidir. Protein alımı peynir, yumurta, süt, yoğurt,kırmızı etin yağsız bölümlerinden alınmalıdır.

Mineraller

Mineraller hücrelerin doğru çalışması için gereklidirler. Kalsiyum ve fosfor kemik gelişiminde (özellikle hamile ve menopozlu kadınların kalsiyum ihtiyacı fazladır.) Süt, yoğurt, peynir, yeşil yapraklı sebzeler kuru meyveler kalsiyumdan zengindir. Demir ise özellikle kan hücrelerinden olan alyuvarların yapısında bulunur. Diyetlerde eksik alınırsa demir eksikliği anemisi oluşur.

Vitaminler

Yasam için mutlak gerekli maddelerdir. Hem bitkisel hem hayvansal gıdalarda bulunurlar. Fakat bazı pişirme ve saklama koşulları vitaminlerin o gıda maddesinde kaybolmasına neden olabilir. Örneğin düdüklü tencerede uzun süre pişirmek, pişmiş bir gıdayı 1 haftadan uzun süre buzdolabında bekletmek. Vitaminler yağda ve suda eriyen vitaminler olarak ikiye ayrılır.

Yağda Eriyenler:

Vitamin A: Alaca karanlıkta görmemizi sağlar, Büyümeyi sağlar, kansere karşı önleyici, hastalıklara karşı koruyucu özelliği vardır. 
Vitamin D:Kemik dokusunun yapımında rol alır. 
Vitamin E: Doku yapımında görev alır, hücre zarlarını korur, sinir sisteminin çalışmasında rol alır, kan yapımında rol alır 
Vitamin K kan pıhtılaşmasında önemli bir rol alır.

Suda Eriyenler:

B Grubu: karbonhidrat, protein yağ metabolizmalarında yardımcı enzimlerin aktivitelerinde rol alırlar. Bazı nörolojik vakalarda tedavi amaçlı kullanılabilir. Kan hücrelerinin yapımında rol alırlar. 
Vitamin C: Bağ dokusunun kan damarlarının kuvvetli olmasında etkindir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Yara ve iltihapların iyileşmesinde rol alır. Metabolizma için gereklidir, kolesterol seviyesini azaltır.

Su

İnsan yaşamı için oksijenden sonra gerekli ikinci maddedir. Susuzluğa ancak 2-3 gün dayanabiliriz. İnsanın %60’i sudur Hiçbir enerjisi yoktur. Diyet yapanlar günde 2-3 litre su almalıdır.  Özellikle diyet sırasında tuz mutlak azaltılmalıdır. Çünkü alınan fazla tuz su tutumuna o da vücutta ödem oluşmasına neden olur. Dolayısıyla kilo veremememize neden olur.

DİYETTE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KONULAR

1- Sıcak su bağırsakların az çalışması söz konusu olduğunda sabahları 2-3 kuru kaysı üzerine ilik su içilebilir. 
2- Yemek aralarında su içilirse zayıflamanın durduğuna inanmak yanlıştır.Yemeklerden yarım saat önce en az 1 bardak su içilmli,yemek esnasında ve yarım saat sonrasında su tüketmemeye özen gösterilmelidir. 
3- Piyasada bulunan zayıflama çayları adı altında bazı laksatif (bağırsaklarda gevşetici)veya diüretik etki(idrar söktürücü) yapan çayların kilo verdirdiğine inanılması yanlıştır.Sonuçta tamir edilemeyecek bağırsak hastalıklarına veya idrar söktürücüler ise tansiyon düşmelerine veya gece bacak kas kramplarına neden olabilirler. 
4- Zayıflarken az su içmek yanlıştır. 
5- Her hafta kilo verilmez. Bazı haftalar diyet bozulmasa bile metabolizma hızının yavaşlaması sonucu o hafta kilo verilmez. Gene bayanların özellikle adet döneminden 3 gün, adet bittikten 2 gün sonrasına kadar kilo vücudun su tutumuna bağlı kilo kaybı gözlenmeyebilir. 
6- Günün neredeyse her saatinde tartılmak da doğru değildir.Kilo vermek anlık değil uzun periyotlu olur.
7- Diyette mutlaka sebze, meyve tüketilmelidir. Kabukları soyulmamalıdır.Özellikle şekerli meyve sularından kaçınılmalıdır. 
8- Alınan enerji harcanan enerji ye eşit olursa ne kilo alırız ne de veririz. Enerji harcamaya çalışılmalı
9- Diyet yaparken 1 veya 2 ince dilim tam tahıllı ekmek yenmelidir. 
10- Kesinlikle öğün atlanmamalıdır. Sabah kahvaltı alışkanlığımız olmasa bile bir meyve yiyip çıkmalıyız. Sık sık az yemeliyiz ki açlıktan diğer fazla kalorili yiyeceklere saldırmayalım ve ara öğünlerle metabolizmamızı hızlandıralım. 
11- Diyet yaparken haftada bir kez abartmadan kendimize ödül verebiliriz.
12- Sebzeleri az suda pişirmeli sularını dökmemeliyiz(vitaminler suyun içinde) 
13- Salatayı hazırladıktan hemen sonra yemeliyiz. 
14- Taze meyve suları bekletilmeden içilmelidir. 
15- Sütlü tatlı yaparken seker, ateşten almaya yakınken eklenmelidir. 
16- Yoğurdun suyu kesinlikle dökülmemelidir. Ayrıca bu yeşil renkli su kolesterolü de aşağı çeker. 
17- Besin maddelerini gazete kağıdına sarmak veya deterjan kutularında saklamak doğru değildir. 
18- “Tombul çocuk gürbüz çocuktur ve sağlıklıdır” tamamen yanlıştır. 
19- Şişman çocuklarda aşağılık kompleksi daha çabuk gelişebilir. Derslerinde de başarısızlık artabilir.Çocuklar bedensel ve fiziksel gelişimleri için bebeklikten itibaren sağlıklı ve dengeli beslenmeli ve bunu alışkanlık haline getirmelidir ki sonraki nesiller de sağlıklı beslenmeyi öğrenebilsin. Dolayısıyla anne ve babalara burada çok görev düşüyor.

Soğuk Lipoliz Nedir ?

Soğuk Lipoliz Nedir?Nasıl uygulanır?

İstenmeyen bölgesel yağlar, bay-bayan günümüz insanının en büyük sorunlarından biridir. Eskiye oranla oturarak, masa başında yapılan işler arttıkça, bu sorunun çözümüne yönelik pek çok teknoloji de sunulmaya başlanmıştır.

Bu konuda en son teknoloji ise, soğuk lipoliz yöntemidir.Cerrahi bir yöntem olmaması ve uygulama sonrası günlük yaşantıya devam etmede herhengi bir etkisi olmaması nedeniyle sıkça tercih edilen bir yöntemdir. Bu yöntem, bugüne kadarki yöntemlerden daha gelişmiş ve farklıdır. Vücutta istenmeyen,kilo kaybı olsa dahi dirençli yağ birikimi olan bölgelerdeki yağları, belirli dereceye kadar, etraftaki diğer dokulara zarar vermeden soğutarak ve ısıtarak , zarlarını eritip vücudun çöpçü hücreleri olan makrofajlar tarafından emilerek yok edilmesi esasına dayanan bir vücut biçimlendirilme tedavisidir. Yöntem gayet kolaydır; Cihaz, özel bir başlığa sahiptir. Yağ eritilmesi istenen bölgeye cildinizin artan ve azalan sıcaklıktan etkilenmemesi için yerleştirilen mendiller sonrası bu özel başlık yerleştirilerek tedaviye başlanır. Başlık konulduğu bölgeyi vakumlayarak tedavi edilen bölgeyi hazneye hapseder ve  soğutur,ısıtır.Vakumlu olması nedeniyle vakumlama işlemi tamamlandıktan sonra herhangi bir acı, ağrı duymadan 45 dakika boyunca tedaviye devam edilirken, hasta bir yandan dinlenir. 45 dakikadan sona erdiğinde, cihaz işlemi durdurur ve hasta hemen normal hayatına geri dönebilir. Sonuçlar uygulamadan hemen sonra çok hafif olarak başlar ve en iyi sonuçlar 2 ila 4 ay sonrası alınır.Uygulama bölgesindeki yağ dokusunun %20-%40 oranında azalmasını sağlar.

Şu andaki başlıkları ile, üst ve alt karın bölgeleri, basenler, bel yan yağları, sırt bölgeleri, basenler, iç bacaklarda çok başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Soğuk Lipoliz Sistemi Nasıl İncelme Sağlar?

Uygulanan 45 dakikalık uygulama esnasında, deri altındaki yağ tabakası deriye zarar vermeden kusursuz bir kontrol ile soğutulur. Uygulanan soğutma yağ hücrelerinin apoptozis(kontrollü hücre ölümü) sürecine girmelerine neden olur. Apoptozis; yağ hücre fonksiyonları küçülmesi geri dönüşümsüz kaybı anlamına gelir. Ölü yağ hücreleri vücudun doğal enflamatuvar sistemi ile vücuttan atılarak, zaman içersinde yağ tabakasında önemli bir miktarda incelme meydana gelmesini sağlar.

Hamilelere, kriyobulinemi (kriyoglobülin) olarak bilinen ve laboratuvar koşullarında vücutta 37 C nin altında çökelen proteinlerin var olması), paroksismal cold hemoglobinüri (soğukta beliren morluklar), raynaud sendromu (soğuktan dolayı kan damarları kasılır ya da daralır ve kan akımı büyük ölçüde azalır) gibi hastalıklarda uygulanmaz.Hamilelerde doğumdan 3 ay sonra,sezeryan ameliyatından sonra ise yara yeri iyileşmesi olduktan sonra uygulanabilir. Bahsedilen hastalıklara sahip olmayan kişilere uygulandığında, herhangi bir yan etkisi gözlenmemiş olup, tedavi yerlerinde geçici morarma, hafif sertlik gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir.

Soğuk lipoliz yağ hücrelerinin parçalanmasını hızlandırır ve metabolizma aracılığıyla vücuttan atılmasını sağlar. Bu sayede deri altındaki yağ tabakası incelir.

Neden Soğuk Lipolizi Seçmelisiniz?

Bu yöntem,yoğun ve kalıcı lokal yağ dokularını azaltarak vücudu şekillendiren liposuction gibi çok agresif geleneksel tedavi yöntemlerinden çekinen kişiler için iyi bir alternatiftir.Uygulanan bölgedeki tüm yağ hücreleri belli derecede soğuğa aynı tepkiyi vererek kristalize olurlar.Böylece uygulama yapılan bölgedeki tüm yağ hücreleri apopitoza uğrayacağı için vücut hatlarında düzenli ve orantılı bir incelme görülür.Bu sayede vücudun belli bölgelerinde çökme olmaz.

Uygulama sonrası merkezimize geldiğiniz gibi yürüyerek çıkar,günlük hayatınıza devam edebilirsiniz.Sonuç almamak gibi bir durum olmayıp,diyet ve spor ile desteklendiği sürece mükemmel bir sonuç alabilirsiniz.

Bölgesel yağlanma sorununuz varsa,kilonuz normalin biraz üzerindeyse 1 seans yeterli olacaktır.


© 2017 Tüm Hakları Saklıdır. Dr. Dilek CAN  - BİGEST (Kişisel Bakım ve Sağlıklı Yaşam Merkezi)